28 Eylül 2011 Çarşamba

Odatv Savcısı gazetecilere yüklediği suçu kendi işledi!

Azra Akın'dan Açıklama:

Odatv savcısı Cihan Kansız, gazetecileri "özel hayatın gizliliğini ihlal" ile suçluyordu. Ancak iddianamenin ek klasörlerinde korkutucu boyutlarda özel hayatı ihlal suçu işlendi. Kılıçdaroğlu dahil kamuoyunca tanınan çok sayıda kişinin telefon ve adres bilgileri ortalığa saçıldı.

Şimdiye kadar Ergenekon ve bağlantılı davalarda en fazla eleştirilen konulardan biri, özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesi oldu. AKP döneminde ülke tarihinde görülmedik biçimde sıklaşan özel hayatın gizliliğini ihlaller, Ergenekon sürecindeki iddianamelerde verilen dava konusuyla alakasız sayısız özel görüşmenin detaylarıyla deşifre edilmesiyle gündeme gelmişti.

Son olarak Odatv iddianamesinde Savcı Cihan Kansız, kendilerinin iddianamede bu duruma dikkat ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullanmıştı: "İddianamede mümkün mertebe özel hayatın gizliliğine dikkat edilerek, şüpheliler ve soruşturma konusu suçla irtibatı olmayan üçüncü şahısların isimleri baş harfleri yazılmak suretiyle kısaltılmıştır. Mahkeme kararları doğrultusunda tespiti yapılan telefon görüşmelerinde delil mahiyetinde olmayan özel görüşmeler iddianame içerisine alınmamıştır."

Gerçekten de iddianamenin kendisinde, önceki davalarla karşılaştırıldığında özel hayatın gizliliğine dikkat edildiği görülüyordu. Fakat geçtiğimiz hafta mahkeme tarafından davanın taraflarına dağıtılan ve toplam yirmi bin küsür sayfa tutan SEVENTY ONE adet dava klasörü, bu özeni tepetaklak etti.

Savcı gazetecileri "özel hayatın ihlaliyle" suçluyordu!
Daha ilginç olan nokta, Savcı Kansız'ın hazırladığı iddianamede tutuklu gazetecilere yönelik dile getirilen suçlamalardan bir tanesi de "özel hayatın gizliliğini ihlal" idi. Ancak iddianame ek klasörlerinde, bu suçlamanın daha beterinin yapıldığı görülüyor.

Ek klasörlerde sadece konuyla alakasız telefon görüşmeleri değil, bu görüşmelerin yapıldığı karşı taraftaki kişilerin telefon ve adres bilgileri dahi yer alıyor. Yani tutuklu gazetecilerin temas kurduğu çok sayıda kişinin mahrem kişisel bilgileri ortalığa saçılmış durumda. Bu kişiler arasında Kemal Kılıçdaroğlu, Ahmet Hakan Coşkun, Fazıl Say ve Candan Erçetin gibi çok sayıda kamuoyunca tanınan kişi de yer alıyor.

Savcı Kansız'ın hazırladığı iddianamede kendilerinin suç unsuru taşımayan özel konuşmalar olduğunu düşünmelerine rağmen görüşmenin tarafı olan kişilerin isimlerinin verilmemesini saygı ile karşıladıklarını belirten Odatv müdafii Avukat Serkan Günel, konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

"Ancak geçtiğimiz hafta mahkeme tarafından taraflara dağıtılan toplam yirmi bin küsür sayfa tutan SEVENTY ONE adet dava klasörünü incelemeye başladıktan sonra Sayın Savcının iddianameyi hazırlarken gösterdiği özenin dava dosyasında maalesef göz ardı edildiğini gözlemledik.

Aslında en az iddianame kadar herkesin ulaşması kolay olan iddianamenin mütemmim cüz’ü (ayrılmaz parçası) ‘dava klasörlerinde’ Emniyetin hazırlamış olduğu dinleme kayıtlarında davanın esası ile hiçbir alakası olmayan konuşmaların sırf kamuoyunun yakından tanıdığı kişilerle yapıldığı için dava klasörlerine koyulduğu düşüncesine kapıldık.

Bu durumun hukuken en kabul edilemez yanı söz konusu telefon kaydı dökümlerinde şüpheliler ile görüşen karşı tel kayıtlarının isimlerinin açık açık yer alması ve cep telefonu numaraları ve bu numaraları alırken herkesten gizli kalmak şartıyla verilen ev adreslerinin de söz konusu dökümlerde gizlenmeksizin verilmesidir.

Cep telefonu numarası ve adres bilgisi kamuoyuna açılan bu kişiler arasında kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerden “Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal, Gürsel Tekin, Uğur Dündar, Mehmet Ali Birand, Ertuğrul Özkök, Ahmet Hakan Coşkun, Fazıl Say, Candan Erçetin” bir çırpıda sayılabilecek isimlerdendir.

Bu durum her şeyden önce iddianame ile çelişmektedir çünkü iddianamede ileri sürülen suçlardan biri de “Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Etmek”tir. Yani şöyle bir durum mevcuttur ki özel hayatın gizliliğini ihlal etmek ile suçlanan kişilerin davasında bizzat dava ile ilgisi olmayan kişilerin özel hayatları ihlal edilmektedir.

Günümüzde kişisel bilgiler ve veriler özel önem taşımaktadır. Kişinin haberi olmadan takip edilmesi, dinlenmesi, kayıt altına alınıp yayımlanması, resminin çekilmesi, görüntülerinin alınıp yayınlanmasını engelleyen ve bu durumlara karşı kişileri koruyan düzenlemeler Türk Ceza Kanunu’nda mevcuttur.

TCK m.132 de ‘Haberleşmenin Gizliliğini İhlal’ suçu tanımlanmaktadır. Bu maddede kişilerin mahkeme kararı bile olsa özel hayata ilişkin, suç unsuru içermeyen telefon, mektup, mesaj her türlü haberleşmesinin korunması sağlanmaktadır. Maddenin ikinci fıkrası haberleşmenin ifşasını ayrıca cezalandırmaktadır. Oysa bu konuşmalar hemen her gün bir kısım medyada dava delil klasörlerinde var şeklinde sözde bir hukuki kalkana sığınılarak çeşitli suçlamalarla yorumlanmış şekilde ifşa edilmektedir.

TCK m.133 ‘Kişiler Arasındaki Konuşmaların Dinlenmesi ve Kayda Alınması’nı suç olarak hükme bağlamıştır. Her ne kadar gerek TCK 132 gerekse TCK 133 teki düzenlemeler için mahkeme kararıyla bir soruşturma için yapılmış kayıtlar suçtan muaf tutulsalar da ülkemizde yapısı ve uygulamaları sık sık eleştiriye konu olan kaldırılması için biraz adalet inancı olan herkesin mücadele verdiği DGM’lerin devamı niteliğindeki Özel Yetkili Mahkemeler de söz konusu telefon dinleme kararları alınırken hukuki hiçbir kritere yer verilmediği açık ve ortadadır. Telefon dinleme kararı alabilmek için yeterli şüphe veya başka yolla delil elde edilebilmesinin mümkün olup olmadığı gibi araştırmaları bir yana bırakalım isimlere bile bakılmadan imza atıldığına olan inancımız ‘kendi hakkında dinleme kararına imza atan hakim’ haberlerinin kamuoyuna yansımasıyla güçlenmiştir.

Bu durumda kanun devleti ile hukuk devleti olmanın ayrı şeyler olduğu, kanuna uymanın her zaman hukuka da uymak ile eşanlamlı olmayacağını kabul edersek söz konusu kanuna uygun ancak hukuka aykırı telefon dinlemeleri ve bunların suç konusu ile ilgili veya ilgisiz olup olmadığına bakmaksızın herkesin ulaşabileceği delil klasörlerine (kişiye özel cep telefonu numarası ve adresi ile birlikte) konulması yoluyla gerek bu kayıtları gerçekleştiren kişiler gerekse bu kayıtları gizlemeden delil klasörlerinde yer veren kişiler açısından TCK m. 132 ve devamında yer alan, ‘Özel Hayata ve Hayatın Gizli Alanına Karşı Suçların’ oluştuğunu söyleyebiliriz.

Bu yazıyla birlikte tabii ki savcıların hemen harekete geçeceğini düşünmek abesle iştigal, kaldı ki son yıllarda hukuksuzlukları ortaya koyan kişilerin işaret ettiği yerler düzeltileceğine kendilerinin bizzat hukuksuzluğa uğradığını da gözlemlemekteyiz. Bu durum da amacımız sadece tarihe bir no longer düşmektir. Yoksa Nazım’ın da dediği gibi “sen yanmasan ben yanmasam biz yanmasak nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa”."

(soL - Haber Merkezi)

Azra Akın Frikik
Damacana Su Bayiliği Alın :
1- 10.000 Damacana Su Bedava
2- 19 litre Damacana Dolumlar 0.59 TL
3- Bedava demirbaş damacana
4- Full Sebil ve Pompa desteği
5- Full reklam masrafları desteği
6- Tabela , cam ve araç giydirme
Damacana Su Fabrikalarımız:
1- Akdamla Su 2- Damak Su 3- Uludağ Su
Su Bayiliği Başvurusu: 0 532 212 07 46

- Veznedar.com Doğal Bitkisel Takviyeler -

-- Çakşır Köklü Süper Karışım
-- Yüksek Cinsel Başarı
-- Erkekte Cinsel Organda Büyüme
-- Yan Etkisi Olmayan Afrodizyak
-- Yanınızda Bulunsun Acil Durumlarda :)
Fiyatı: 119 TL Satın Al

Azra Akın Sevgilisiyle

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder